Çıplaksınız

Month

November 2012

1 post

sorun.

ne diyeceğini bilemeyecek kadar yorgun. üzerine hırkasını giydi ve köşesindeki minderinin üzerine oturdu. düşünmekten ve kendisiyle konuşmaktan başka çaresi yok. çünkü anlaşılmıyor konuştukları. çünkü onunla aynı şeyleri yaşamış biri daha yok. aldırmayacak kadar güçlü olamıyor. çünkü kış geldi. birine sarılma ihtiyacı arttı. ve onu sarmasını istediği kişi uzaklarda. uzak.üzücü.

‘kendimizde olan tüm eksiklikleri başkalarıyla tamamlamaya meyilli büyüdük. bunun sorumlusu ailemiz.

birini yakınlaştırmaya çalıştığımız an kendimizden uzaklaşıyoruz.

eksiklerimizi tamamlamakta kalmıştık. ama tamamlamak istediğiniz kişi dahi size eksik geliyor.

çünkü saygı!

biliyoruz ki tüketiciyiz. buradan daha fazlasını istediğimizi hepimiz anlayabiliriz. birini sevmek istersek seviyoruz. ama isteme kısmını işler gelişince atlıyoruz. çünkü ilgi göz kamaştırıcı geliyor. kendimizi önemsiz hissetmeye yöneliyoruz. çünkü bunu eksiltirsek karşımızdaki tamamlayacak sanıyoruz.

bir şeyi önemli kılmak içim kendimizi önemsiz kılmaya çalışıyoruz.

büyük yanılgı!’ diye konuşuyor kendisiyle.

kendini biz kavramına dağıtmış. toparlayamıyor. daha çok hataya yer vermek istemiyor hayatında.

‘sevdiğim insanı uzaklaştırmaktan korktum. bu yüzden hep kaybettim. sevgi varsa korku olmamalı.

ama yaşanmışlık!

kendimin kaça bölündüğünü kestiremiyorum. kafamı toparlamak için zamana değil kendi farkındalığıma ihtiyacım var.

yani güç!

sevmek güçlü bir şey. yorgunluk kabul etmiyor. ama dinlenecek arayı ne zaman sağlayabilirsin? kafam karışıyor. istemekle istememek arasında kalıyorum o zaman. ve bu belirsizlik kanser gibi yayılıyor vücuduma. kendimi tanıyamıyorum. uzak olan o değil kendimim gibi geliyor.

farkındalık demiştik. bir şeyin derinine indikçe ne kadar çirkinleşebileceğini görebiliyorsun. ve bunu kendine empoze ederek yabancılık hissini artırıyorsun. herhangi bir şeye inanma politikası yüzünden yeni bir duygu kazandık. ve yetiştirilirken yine aile! hep bir yüksek güç inancıyla kendimizi ezdik. aslında öğretilmesi gereken kendine inanç olmalı. birçok şey tamamlanır o zaman. yine sıkılıyorum kendimden. çünkü bu kadar şeyin farkında olmak boğazlıyor. 20 yaşındayım ve 20 yaşında olmam gerek. ama 50 gibi hissediyorum. bir insan 20 yaşındaysa 20 yaşındakilerle arkadaş olmalı. 21 ise 21! çünkü 25 ile arkadaş olursan onun gibi düşünmeye başlıyorsun. bir şeyi bilmezsen onu kullanmak zorunda hissetmezsin kendini. ve kendine olan saygın eksilmez.

neyse.’

susup duvarları inceliyorum. çünkü kendime tanrısal anlatım yapan da benim.

hepsi bu değil..

Nov 11, 20121 note

August 2012

1 post

aşkı geçelim

onu geçelim

onu unut

Aug 12, 20121 note

July 2012

4 posts

postlarını temandan dolayı bir türlü reblog yapamıyorum :(

buna bugün çözüm üretebilirim evet

Jul 13, 2012

17:00 vapuru idi

sadece gelmek istedim

Jul 10, 2012

polis telsizinde iki yaralı olduğunu duydum

beyoğluda eğlenmek isteyen iki çocuk

yaşının verdiği cesaretle süslü

hızla yürürlerken

çarpışmışlar

bunları polis telsizinden duydum evet

gülümsedim

polis beni suçlu buldu

Jul 10, 2012

küveti sıcak su yetene kadar doldururum

soyunuk olurum çünkü sıcaktır sıcak kıyafetlerle çekilmez gelir

önce elimle suyu kontrol ederim çünkü canımın yanmasını istemem

yeterince iyidir su ilkte başarmışlığıma sevinirim

içeri girerim suyun altına

içimdeki donmuşluk erir mideme oturmuş filleri boğarım

onlar boğuldukça nefesim hızlanır ama yardım etmem

aklımdasındır o sıra

bütün vücudum aklıma kaçar nefes alamaz su altında hiçbir şey

balıklar hariç onlar balık çünkü

tıkanır bir şey boğazımda 

konuşurum kendime anlatırım derdimi

dert olmaktan çıkar o artık

doğrulurum

birden soğuk çarpar tenime

titrerim ama geçicidir

geçecektir

suyun altına gömülürüm tekrar

orada bir tek çıkış vardır

soğuk çarpacak bir gerçek çıkış

güvenirim kendime

cesaretliyimdir

titrerim ama kendimdeyimdir

çünkü gerçeği isterim

çünkü seni isterim

sana gelmek için çıkarım küvetten

tüm sıkıntılarım suda birikmiştir artık

tıpayı çekerim ve her şey gider

Jul 9, 20123 notes

June 2012

6 posts

seni desen kollarına atlayacakmışım gibi hissediyorum

üstelik devamını dinlemeden

Jun 17, 20121 note

1 bardak kırmızı şarap gibi mesela

ama 1 bardak 

kadeh değil

ve fazlası yok

Jun 13, 20122 notes

çok bunalımlı sıkıntılardayım

Jun 12, 2012

gözlerimi deviriyorum 

orda yine sen

Jun 10, 2012
gör

beni komşu olarak görürsen sadece yemek beklersin

Jun 6, 20122 notes

bozuntuya verilecek bir şey yok

bakıştık ve öylece kaldık

öptün

hepsi bu

Jun 5, 2012

May 2012

2 posts

May 27, 2012
May 18, 20122 notes

April 2012

2 posts

sevdiğim şeylerin benden uzak kalmasından yoruldum

sanırım…

Apr 27, 20121 note

“Bir şeyi artık istemez olduğunuz anda onu elde ediyorsunuz.

 Bunun kesinkes kendiliğinden böyle olduğunu keşfettim.”

                                                -Andy Warhol

Apr 18, 20122 notes

February 2012

1 post

Feb 16, 2012

November 2011

2 posts

abi çok seviyosan gidip konuşma bence

o sevmiyorsa göt gibi kalıyorsun

bırak böyle arkadaşken daha iyi

Nov 10, 20112 notes

inanırsan yorulursun

yapma

kendine güvenmek için sarhoş olmana gerek yok

dokunabilirsin

sadece benim olacaksan.

Nov 4, 20111 note

September 2011

1 post

Asaf Özdemir

gelmesen önemli değil,
gelsen önemli olurdu`
gelmemen benim büyük yalnızlığımı doldurdu

Sep 15, 20118 notes
Next page →
2011 2012
  • January
  • February 1
  • March
  • April 2
  • May 2
  • June 6
  • July 4
  • August 1
  • September
  • October
  • November 1
  • December
2010 2011 2012
  • January 5
  • February 3
  • March 6
  • April 1
  • May
  • June 4
  • July
  • August
  • September 1
  • October
  • November 2
  • December
2010 2011
  • January
  • February
  • March
  • April
  • May
  • June
  • July 7
  • August 1
  • September 6
  • October 9
  • November 10
  • December 2